Şizofreni Dernekleri Federasyonu

Dünya Şizofreni Günü Ortak Açıklamamız


 Birlikte Yürüyerek, Çalışarak, Üreterek: Şizofrenide İyileşmek Mümkün!

Dünya Şizofreni Günü Ortak Açıklaması

Öyle zor zamanlardan geçeriz ki bazen saklanmak isteriz sonsuza kadar, biri bizi görecek diye daha içeri, daha içeri saklanırız...

O saklanma halinde belki de en çok ihtiyaç duyduğumuz şey -tüm karışıklığa ya da tüm sessizliğe rağmen- bir kişi tarafından anlaşılmak, duyulmak ve önemsenmektir. İyileşme anlaşıldığını hissetmek ile başlıyorsa neden biz de buradan başlamayalım?

Şizofreni insanın duygu, düşünce ve davranışlarında değişime yol açar ve kişi kendine özgü dünyasında yaşamaya başlar. O dünyaya adım atmak, o dünyanın dilini bilmek için öncelikle saygı ve empati...

Saygı ve empati sürdüğü sürece kişi sosyal desteği hisseder ve cevap verir yaşama, arkadaşlarına, ailesine... İşte bu yüzden iyileşme mümkündür, herkes için mümkündür. 

En karanlığa da saklanmış olsa kişi iyileşme mümkündür. Şizofrenide zihinde ve davranışta kişiye özgü şekilde beliren birçok sorunun üstesinden ilaçlar ve diğer tedavilerle gelinebilir. Ancak belirtilerin az veya çok yatışması kendi başına yeterli olmaz. Saygı, empati ve sosyal destek kişinin üretkenliğini de harekete geçirir bir müddet sonra. 

Saklandığı yerden çıkarken güven duymasını sağlar kendisine güvenildiğini bilmesi... Aynı zamanda tedavisiyle ilgili sorumlulukları almaya daha istekli olur güven ile. Karşılaştığı zorlukları aşabileceği  duygusu hakim olur. Tanı ve tedavi sürecinde kişi kendisini daha iyi tanır ve  tedavi ekibinin bir üyesi olduğunu benimser.

Gerçekle olan bağları zaman zaman yeniden kopacak olsa da bu dönemlerde destek ister, çünkü yalnız olmadığını hisseder içten içe. Ayrıca sorunla baş edebileceğine güvenir ve baş etme stratejileri geliştirir. Bir kişi,  bir yakın, bir arkadaş , bir sınıf ve bir işyeri kendisini kabul ettiğinde iyileşme için öyle güzel bir zemin olur ki... O zeminde kişi kendisini, yaşamını, ilişkilerini kurar yeniden emekle,  farkındalıkla ve sevgiyle. Kişinin kabul edilmemesi, dışlanması ya da görmezden gelmesi durumlarında ise kişi umudunu yitirmeden devam eder. Devam eder çünkü kendisiyle barışmıştır tedavi sürecinde. Devam eder çünkü kendi güçlü yönlerini öğrenmiştir.

İyileşmenin mümkün olduğunu deneyimlemiştir ve bunu herkese söylemek ister. Damgalanmak olmasa...

Damgalama inatçı bir taş, kocaman, insanların yaşamına zarar veriyor. Bazen ayaklarına takılıyor,  bazen pencereden içeri atılıyor. 

Damgalamayı kırmaya çalışan bir kadın varmış. Kadın damgalamayı kırmak için yüz yol denemiş, yüz defa uğraşmış ama bir türlü sonuç alamamış. Vazgeçmemiş ve yüz birinci defa denemeye karar vermiş. Yüz birinci denemesi başarılı olmuş. Herkes kendisine bunu nasıl başardığını soruyormuş.  O da bu sefer başardım ama o yüz deneme sayesinde oldu diye cevaplıyormuş.  

İnsanlar ruh sağlığı konusunda damgalama nedeniyle çekingen, ürkek ve kendi duygu ve düşüncelerini istedikleri gibi ifade edemiyorlar. Hal böyle olunca iyileşme mümkün cümlesi  gökyüzünde gözden kaybolan balon gibi...

İyileşme mümkün ve onu hayatın içinde görebilirsiniz. Gülümsemede, cesarette, dayanışmada,  birlikte üretmede, şarkı söylemede, söz sahibi olmada, hakkını savunmada... Göremiyorsanız, belki görmeyi bilmediğinizden, belki gördüğünüzü istisna sanıp görmezden geldiğinizden, belki de kişi görünmesini istemediği ya da damgalanmak endişesiyle görünmemeye zorlandığındandır.

İyileşme mümkün ve onu bireyin anlamlı bir yaşam için amaçlar bulmasında hissedebilirsiniz. Bir gencin ruh sağlığı alanında gönüllü çalışmak istemesinde bulabilirsiniz.  

Kendinizi yalnız hissedebilirsiniz size şizofreni tanısı konulmuşsa ve bu yalnızlık hayattan uzaklaşmayı getirebilir. Yalnız olmadığınızı söyleyen bir arkadaşınızla Mavi At Kafe'ye çay içmeye gidersiniz belki. Mavi At Kafe’de veya benzer deneyimi olan kişilerle birlikte olduğunuzda gelen yalnız değilmişim gerçekten hissi...

İyileşme mümkün,  bir sanatçının resminde,  bir müzisyenin gece gündüz çalışmasında,  bir ekmeğin ekmek haline gelmesinde... 

Damgalama olmasa... Bu bir dilekten öte dayanışma ile çözülebilecek bir meseledir. Bu meseleyi çözmek için hep birlikte yürümek gerekir. Sadece şizofreni tedavisi gören bireyler ve aileleri değil, sağlık hizmeti verenler değil, tüm toplumsal kesimlerle. Birlikte düşünmek, tartışmak, üretmek ve yürümek... Şizofreni Dernekleri Federasyonu, Bipolar Yaşam Derneği, Lityum Derneği ve Türkiye Psikiyatri Derneği olarak biz bu mesele ile ilgili şöyle düşünüyoruz: 

Damgalama çok yakın bir zamanda kırıldı, kırılıyor ve pek çok kez kırmak gerekecek gelecekte de... Biz biliyoruz ki iyileşme insanın özgür hissetmesinde ve sorumluluk almasında saklı. Biz biliyoruz ki iyileşme sosyal destekte saklı...

Dünya Şizofreni Günü kutlu olsun. 


Dünya Bipolar Günü Ortak Açıklamamız




 

UMUT, DAYANIKLILIK VE DAYANIŞMA

Umut, günlük yaşamımızda neleri yapıp yapamayacağımıza ve bir durum karşısında nasıl tepki vereceğimize karar verirken önemli rol oynar. Umutlu olduğumuzda ileriye doğru adım atmak konusunda daha istekli ve güçlü, zorluklar karşısında daha dayanıklı olabiliriz.

Son yıllarda tüm dünyayı etkisi altına alan salgın ve yaklaşık iki aydır her nefesimizde hissettiğimiz deprem, umutlu olmayı zorlaştıran acılar ve belirsizlikler yaşattı. Bu zor günlerin üstesinden gelebilmek ve dayanıklı olabilmek için dayanışma ile umudumuzu koruduk, canlı tuttuk. Yaşadığımız afete rağmen doğrulabilme çabası işte bu dayanışma ve umut ile mümkün oldu.

Toplumsal travmalar (salgın, deprem vb.) karşısında ruhsal hastalıklar nedeniyle tedavi gören kişiler zaman zaman diğerlerinden daha fazla zorluk yaşayabilirler. Bipolar Bozukluk nedeniyle tedavi gören kişilerin de bu zorluklar karşısında belirtilerinin yinelenmesi ya da kötüleşmesi mümkün.

Bipolar Bozukluk, tekrarlayan taşkınlık (mani) ve çökkünlük (depresyon) dönemleri ile seyreder. Bu dönemler dışında birçok kişi olağan yaşamına ve ruh haline dönebilir. Olağan yaşama dönebilmeyi kolaylaştıran unsurlardan belki de en önemlisi strese karşı dayanıklı olmaktır. Zor dönemlerin üstesinden dayanıklılık ile gelebiliriz.

Bipolar bozuklukla ilgili damgalama ve dışlama; kişilerin tedaviye başvurmasında, tanıyı kabul edip kendi tedavisinde aktif bir rol almasında önemli bir engel olarak karşımıza çıkmaktadır. Bipolar bozukluk diğer hastalıklar gibi tedavi edilebilir. İyileşme sürecinde ciddi bir engel olarak karşımızda damgalama ve ayrımcılık durmaktadır. Bipolar bozukluk tanısını kabul ederek tıbbi tedavi ve psikososyal destek yöntemlerine erişmek; kişinin atabileceği ilk ve önemli adımlardan biridir. Bu adımı atmak umudu korumak ve canlandırmaktır.

Tüm dünyada ve Türkiye'de 30 Mart, Bipolar Bozukluk ile ilgili farkındalık, dayanışma ve damgalamaya karşı mücadele günü olarak kabul edilir. Bu 30 Mart'ta da her birimizin tedavi ekibinin önemli ve değerli bir üyesi olduğumuzu bilerek (tanı koyan ve tanı alan ayrımına gerek duymaksızın) hep birlikte bipolar bozukluk hakkındaki önyargılara ve önyargılardan kaynaklanan ayrımcı tutumlara işaret ediyoruz. Bu ayrımcı tutumlar nedeniyle gelecek umudunun yitirilmemesi ve tedavi etkinliğinin farkındalığının sağlanması ancak doğru bilgilerin yaygınlaşması ile mümkün. Doğru bilgilerin yaygınlaşmasında en önemli rolü bipolar bozukluk deneyimini yaşayan kişiler alıyor ve bu kişilerin toplumsal yaşamda görünür olabilmesi sayesinde umut canlanıyor.

Tedavi süreci; yaşama katılımı, umudu ve dayanıklılığı sağlar. Bu sürece özellikle de toplum temelli tedaviye vurgu yapmak; iyileşmeye inanan ve bunun için mücadele eden bizler için çok değerli.

Damgalama ve ayrımcılıktan uzak bir yaşam için Bipolar Yaşam Derneği, Lityum Derneği, Bipolar Bozukluklar Derneği, Şizofreni Dernekleri Federasyonu ve Türkiye Psikiyatri Derneği olarak;

Dünya Bipolar Gününde toplumu dayanışma içinde umudu çoğaltmaya çağırıyoruz!







Bipolar Bozukluk Tedavisi Gören Bireyler İçin

 Merhaba,

Bipolar Bozukluk tedavisi gören bireylere destek amaçlı  Türkiye Psikiyatri Derneği 'nin hazırladığı rehber linkini paylaşıyoruz. Bu linkte deprem sonrası  tedavi süreci ile ilgili dikkat edilmesi gerekenler çok güzel bir şekilde aktarılmış. 

https://psikiyatri.org.tr/TPDData/Uploads/files/Bipolar_bozukluk_hastalarina_bilgilendirme.pdf

Önce Pandemi, Şimdi Deprem ve Biz


 
Önce Pandemi, Şimdi Deprem ve Biz

Pandemi süreci nedeniyle yaklaşık üç sene boyunca daha önce karşılaşmadığımız ve alışık olmadığımız bir durumla mücadele ettik. Zaman zaman yorularak ve zaman zaman güç toplayarak ve belki de en çok birbirimizi dinleyip anlayarak zorlukların üstesinden gelmeye çalıştık.
Ruh sağlığı sorunu yaşarken COVID-19 ile mücadele etmek kolay değildi. Maske takmak, mesafeye dikkat etmek, aşı olmak, test yaptırmak gibi pek çok konu yaşamımızda önemli bir yer tuttu.
Ruhsal açıdan düşündüğümüzde bilinmezlikler ve belirsizliklerle dolu günlerin gecelerin içinde dayanıklı olmaya çalıştık. Dayanıklı olabilmek için çok fazla imkan yoktu. Ruh sağlığı ilkyardım çantamıza umudu, dayanışmayı ve iyimserliği yerleştirdik.
Pandemi süreci bitti. Rahatlamak üzereydik. 6 Şubat 2023 tarihinde Türkiye'de Kahramanmaraş'ta arka arkaya şiddetli iki deprem yaşadık. Her birimiz sarsıldık. Bu sarsıntı ruhsal olarak hala sürüyor. Depremde yaşamlarını kaybeden sevdiklerimiz, deprem bölgesinde yaşayan arkadaşlarımız, ailelerimiz, depremin tekrar yaşanacağı endişesi, arama kurtarma çalışmaları...
Bir daha hiçbir zaman hiçbir şey eskisi gibi olamayacak düşüncesinin hakim olması ve umudu kaybetmek... Ayrıca deprem çok somut bir gerçek olduğu halde bu gerçeği inkar etmek, bu depremi gerçekdışı nedenlerle açıklamak ve bazen kendimizi suçlamak gibi sorunların altında dayanıklılığımızı yitirmemek için ne yapacağımızı tam olarak bilemiyoruz.
İşte bu noktada duygu ve düşüncelerimizi paylaşabilmek ve çevremizden destek almak bize iyi geliyor. Aynı zamanda ruh sağlığı uzmanlarının ve uzmanlık derneklerinin konuyla ilgili bilgilendirme çabaları, psikoeğitimle ilgili çalışmalar bize moral veriyor.
Bazen istemeden de olsa kalıplaşmış cümlelerle aşırı iyimserliğe dayanan tavır ve tutumlar bizi olumsuz etkiliyor. Bu noktada kişilerin bilgilerinin olması, farkındalıkla duyarlı yaklaşımları çok anlamlı ve gerçekten destekleyici oluyor.
Bipolar Yaşam Derneği: (instagram) @bipolaryasamdernegi
Lityum Derneği: (instagram) @lityumder
Şizofreni Dernekleri Federasyonu: (instagram) @maviatkafeankara
(e-posta) kafemaviat@gmail.com
Türkiye Psikiyatri Derneği: (e-posta) tpd-myk@psikiyatri.org.tr
Bu noktada sağlık çalışanlarına, tedavisi devam eden bireylere ve yakınlarına yönelik bazı önerilerimiz olabilir:
Tedavisi Süren Bireyler İçin
• Deprem hepimiz için çok sarsıcı. Yeniden güvende hissetmek zor ama temel ihtiyaçlarımızın karşılanması, günlük düzenimizin sağlanması beden ve ruh sağlığımızın korunması için en önemli adım. Bunun için dayanışma içinde mücadele ederken depremden önce başlamış ilaç tedavilerini aksatmamak gerekiyor. Yardımcı olmak için koştururken öncelik gibi gelmese de, rahatsızlığın yinelememesi için kendimize bakmamız, tedavimize devam etmemiz gerekiyor. İlaç teminiyle ilgili güçlüklerin üstesinden gelmek üzere çalışmalar devam ediyor, lütfen görevlilerden yardım isteyin.
• Böylesi felaketler herkesi ruhsal olarak sarsıyor. Baş etmekte güçlük çektiğimizde yakınlarımızdan, yakınımızdakilerden, ilk müdahale ekiplerinden ve sağlık çalışanlarından yardım istemek çekinilecek bir şey değil. Ruhsal destek istemek herhangi bir dönemde lüks değil. Yalnız kalmayın.
• Depremde enkaz altında kaldıysanız, bedensel olarak ciddi şekilde yaralandıysanız ilaç tedavinizin yeniden düzenlenmesi gerekebilir. Böylesi durumlarda ilaç tedavinizle ilgili bir sağlık çalışanı önerisini gecikmeden almaya çalışın.
Bireyin Yakınları İçin
• Psikiyatri tedavisi görmekte olan birinin yakınıysanız böyle durumlarda stresin hastalıkların alevlenmesine neden olabileceğini unutmayın, tedavi görmekte olan yakınınızın her zamankinden fazla desteğinize ihtiyacı olabilir. Gerekli olduğunu düşündüğünüzde sağlık çalışanlarından yardım isteyebilirsiniz.
Sağlık Çalışanları İçin
• Sağlık çalışanlarının afet durumlarında psikolojik ilk yardımla ilgili bilgili olması, uygulayabilmesi çok önemli. Aynı zamanda sahada sizlere bu desteği sağlamak üzere görevli ruh sağlığı çalışanlarından her zaman yardım alabilirsiniz, gereksinimi olanları yönlendirmeyi ihmal etmeyin. Böyle dönemlerde koruyucu hekimlik, daha sonra karşılaşılabilecek yönetilmesi güç durumlara karşı en etkin yöntem. Psikiyatrik tedavilerin devamlılığı afet dönemlerinde de önemli bir öncelik. Lütfen kendiniz de ruhsal destek almaktan çekinmeyin.
Konuya ilişkin daha kapsamlı bilgi için:
Bipolar Yaşam Derneği & Lityum Derneği & Şizofreni Dernekleri Federasyonu
& Türkiye Psikiyatri Derneği

Elyn Saks ile Buluşma