Üye Derneklerimizin İnstagram Hesapları
Şizofreni tedavisi gören bireylerin toplumsal yaşama katılımını desteklemek amacıyla bu blog projesini gerçekleştirdik. Bu projemizde, şizofreni tanısı almış bireyleri desteklemenin yanında, konu hakkında bilgilendirici içerikler sunarak şizofreni hakkındaki önyargıların kırılmasını amaçlıyoruz.
Üye Derneklerimizin İnstagram Hesapları
Mavi At Kafe Kültür ve Yaşam Ortamı 2009 yılında Ankara'da Beşevler'de açılmıştır. Şizofreni tedavisi gören bireylerin çalıştığı kafenin özel bir öyküsü vardır. Kafe özgürlük ve sorumluluk bağlamında bireylerin hayatına dokunmakta ve hayatlarını dönüştürmektedir. Aynı zamanda toplumda hastalık ile ilgili varolan önyargılarla, ayrımcı tutumlarla mücadele etmektedir. Mavi At hep koşsun isteği ile etkinlikler gerçekleştirmektedir.
Murat Gülbeyaz 'ı dinleyelim, Mavi At' a gidelim ve eski dostlarla özlem giderelim, kafenin öyküsünü öğrenelim, kitap kokusunu duyalım, birlikte şarkılar söyleyelim diyorsanız 21 Mayıs Cumartesi gününe özel sürpriz bir menü hazırladığımızı bilmenizi isteriz. Etkinliğimiz için kafemaviat@gmail.com
Mavi at koşuyordu özgürlüğe doğruÇay demliydiGünaydın şekerliGazetelerde iyi haberler arıyordukŞarkıların nakaratı iyi ki vardıİyi insanlardıkGüçlüGüzel ve dürüstSabahtıMavi ata sarılıyordukBitmişti karanlık günlerEkmek tatlıPeynir beyaz ötesiDayanışma şiirini yazıyordukDüşünceli mi düşünceliMavi At koşuyorduGüzel günlereİçimizde bahçeler yaratarakKitap düşleri gerçek oluyorŞarkılar birlikte söyleniyorRessam Volga bir tişört daha imzalıyorSabahtıFotoğraf dersi için hazırdıkSabahtıBir bilinmez gün bekliyordu biziCesurduk şimdiSevmek üzerine konuşuyordukYasemin Şenyurt
Merhabalar, ben TOBB ETÜ Psikoloji bölümü öğrencisi Aybike. Heyecanla başladığım bu satırları, Şizofreni Dernekleri Federasyonunun toplumla bütünleşme projesi kapsamında faaliyet gösteren, Mavi At Kafe’de deneyimlediğim staj serüvenimi sizlerle paylaşmak amacıyla yazıyorum.
21 Ocak Perşembe günü, hayatım boyunca unutamayacağım, hatta belki her hatırlayışımda gülümseyeceğim bir günün sabahıydı. Öyle ki, sabahında endişe ve korkuyla yürüdüğüm Mavi At Kafe yolundan, gün sonunda gülümseyerek dönmüştüm. Bana duygu karmaşasını yaşatan bu yol sayesinde, staj sürecim boyunca desteğini hep hissettiğim Yasemin Hanım ve dernek üyeleriyle tanıştım. O günden sonra birlikte çok güzel vakit geçirdik, paylaşımlarda bulunduk ve sonrasında sunumlar yaptık. Çeşitli oyunlar ürettik ve oynadık, dil öğrendik, bulmacalar çözdük, kendi mandalalarımızı yarattık ve renklendirdik, şiirler okuduk, şarkılar dinledik, defterler tasarladık…
Yaptığımız bunca etkinliği ve hatıralarımızı unutmamak amacıyla, Mavi At adını verdiğim defterime notlar alırken düşündüm ki boş bir defteri bile özel kılan değer verdiklerimizdir. Belki sevdiğimiz bir insan, bir öykü, bir kitap...Mavi At’ı özel kılan şey ise özgürlüğün sembolü olmasıydı. Böylesine değerli bir sembol neden defterlerin bir temsili olmasın düşüncesiyle Yasemin Hanıma giderek bu fikrimden bahsettim. Açıkçası bu fikri dile getirmek kolay olmadı çünkü deftere Mavi At dikmek (!) gibi çılgın bir düşünce, haliyle beraberinde endişe getirmişti. Ancak Yasemin Hanım o kadar samimi ve güvenilir bir şekilde yapalım dedi ki onun da inancıyla vakit kaybetmeden Mavi At defter tasarımına başladık.
Öncelikle en temel ihtiyacımız olan mavi at resmini Volga abinin yardımıyla sağladık ve 4 defter ile başladık. Dikim aşamasında iğneyi ipten geçirmekte zorlandığımız, doğru noktayı bulamadığımız, ipi karmakarışık yaptığımız hatta bu yüzden söküp başa dönmek zorunda kaldığımız zamanlar oldu ancak her hatamızı birlikte fark ettik ve ortak çözümler bulduk. Mesela ipi iğneden nasıl geçireceğimizi birbirimize anlatarak ve deneyerek öğrendik, doğru noktaları bulmak için her noktaya numaralar vererek anlam kazandırdık, ipin karışmasının nedeninin ip olduğunu düşünerek kullandığımız ipi değiştirdik ve en sonunda dikim aşamasındaki zorlukların üstesinden birlikte geldik.
Zamanla diktiğimiz defterleri süslemek için çeşitli yöntemler kullanarak renklendirdik. Yasemin Hanımın fikriyle kumaş, pamuk, düğme; Zübeyir abinin fikriyle pul; stajyer arkadaşım Cansu’nun fikriyle simli bant kullandık. Tabii bu aşamada sadece fikir sahiplerinin değil, diğer dernek üyelerinin de çok katkısı oldu. Örneğin, Yasemin Hanımın düğme fikri üzerine herkes evinde ne kadar düğme bulduysa getirdi ve en son bir kutu dolusu düğmemiz olmuştu. Başlangıcında oldukça zorlansak da 4 defter ile başladığımız Mavi At defter tasarımını 35 defter ile bitirdik. Bu zorlu süreçte pes etmeyip hayal gücü ile süsleyerek defterlere hayat veren ve emeği geçen stajyer arkadaşım Cansu’ya, Volga abiye, Yasemin Hanıma ve tüm dernek üyelerine sonsuz teşekkürler…