Şizofreni Dernekleri Federasyonu

Federasyona Üye Derneklerimiz

 

Üye Derneklerimizin İnstagram Hesapları

Şizofreni Dernekleri Federasyonu 2006 yılında kurulmuştur. Farklı illerde üye derneklerimiz bulunmaktadır. Üye derneklerimizin etkinliklerini takip etmek istersiniz düşüncesiyle derneklerimizin instagram hesaplarını duyurmak istedik. Üye derneklerimizden şu an instagram hesabı olmayanlar ve çalışmalarını instagramda paylaşmak isteyenler için de çalışmaya başladık. 


İzmir Şizofreni Dayanışma Derneği
Elazığ Şizofreni Derneği
Elazığ Kültürhane Kitap Kafe
Ankara Mavi At Kafe

1. Şizofreni Şenliği İzmir'de gercekleşti.









Şenlik İzmir Şizofreni Dayanışma Derneği tarafından 3-4 Haziran 2022 tarihlerinde gerçekleştirildi. 
Şizofreni tanı ve tedavisi ve toplumun meseleye bakışı ile ilgili oldukça yoğun tartışmaların yaşandığı ve çözüm önerilerinin konuşulduğu oturumlarda derneklerin ve TRSM'lerin önemi, geliştirilmesi hakkında beyin fırtınası yapıldı. 
Şizofreni tedavisi gören bireylerin ve ailelerin ve uzmanların iyileşmeye etki eden unsurları ele almaları, dil ve bakış açısının değişiminin gerekliliğinin vurgulanması ve damgalamayla mücadele için neler yapılabileceği konularında herkese söz hakkı verilmesi oldukça anlamlı ve değerliydi. 
Şenlikte aynı zamanda resim yarışmasının gerçekleşmesi heyecan vericiydi.
Emeği geçenlere  çok teşekkür ederiz.

Yasemin Şenyurt 

Konu ile ilgili haberler:






Dünya Şizofreni Günü Ortak Açıklaması

 

Dünya Şizofreni Günü Ortak Açıklaması: Önyargıyı kır, damgalamaya izin verme
Şizofreni kişilerin düşünme, davranma ve duyuları hissetme becerilerini etkileyen bir ruhsal bozukluktur. Hastalık belirtilerinin olduğu dönemde kuşkuculuk, sesler duyma, konuşmada ve davranışlardaki düzenin bozulması gibi belirtiler görülebilir. 24 Mayıs, şizofreni hastalığı olan kişiler için önyargı ve damgalamayı önlemek amacıyla Şizofreni Farkındalık Günü olarak belirlenmiştir.
Biz, ruh sağlığı uzmanları ve ruh sağlığı sorunu yaşayan bireyler ve aileleri olarak hep birlikte hatırlatıyoruz ki; ruh sağlığı sorunu yaşayan, yeti yitimine uğrayan ve tedavi gören bireyler salt böyle bir sorun yaşadıkları için damgalanmamalı, dışlanmamalı ve ayrımcılığa maruz kalmamalıdır. Bir vatandaş olarak tüm haklardan eşit biçimde yararlanması gereken bu bireyler, bu koşullar sağlandığı takdirde topluma katkı sunan, kendisini gelişmeye ve iyileşmeye adayan güçlenmiş bireyler olacaklardır ve tanı ikinci planda kalacaktır.
Sizleri bu iyileşme ve gelişme çabasına destek olmaya davet ediyoruz. Bu destek ayrımcılıkla mücadelemizi güçlendirecektir. Ayrıca sizleri Birleşmiş Milletler’in Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşmesi’ni desteklemeye çağırıyoruz. Ruh sağlığı sorunu yaşayan ve tedavi gören kişilerin haklarını savunma ve uygulama yeterliliği vardır.
Tüm vatandaşlar için zorunlu olan eşit muamele görmeleri mutlaka gereklidir.
Ruhsal bir hastalık tanısı konulan ve tedavi gören ya da bu nedenle yeti yitimine uğrayan kişilerin;
1. Ekonomik kaygıya düşmeden ve zorlanmadan ulaşılabilen ruhsal ve bedensel sağlık hizmeti alma hakkı vardır.
2. Herkes kadar bağımsız yaşama hakkı vardır.
3. Çalışma olanağı bulma ve işte korunma hakkı vardır.
4. Temel gereksinimleri için yeterli gelir hakkı vardır.
5. Makul ölçülerde kendisine ait barınma hakkı vardır.
6. Eğitim ve öğretim hakkı vardır.
7. Serbest dolaşım ve seyahat özgürlüğü hakkı vardır
8. Medeni haklarına sahip olma ve bu hakları kullanmak için uygun desteğin sağlanması hakkı vardır.
9. Aile kurma hakkı vardır.
10. Geleceğini belirleme ve kendi yaşam seçimlerini yapma hakkı vardır.
11. Seçme ve kamusal görevlere seçilme hakkı vardır
12. Yasalar önünde diğer vatandaşlarla eşit olma ve yasa tarafından korunma hakkı vardır.
13. İnsanlık dışı, onur kırıcı tedavi ve cezaya maruz kalmama hakkı vardır.
14. Özel yaşamına saygı hakkı vardır
15. Düşünce ve inanç özgürlükleri vardır.
Şizofreni Dernekleri Federasyonu
Bipolar Yaşam Derneği
Lityum Derneği
Bipolar Bozukluklar Derneği
Türkiye Psikiyatri Derneği

21 Mayıs 2022' de buluşalım mı?

 



Mavi At Kafe Kültür ve Yaşam Ortamı 2009 yılında Ankara'da Beşevler'de açılmıştır. Şizofreni tedavisi gören bireylerin çalıştığı kafenin özel bir öyküsü vardır. Kafe özgürlük ve sorumluluk bağlamında bireylerin hayatına dokunmakta ve hayatlarını dönüştürmektedir. Aynı zamanda toplumda hastalık ile ilgili varolan önyargılarla,  ayrımcı tutumlarla mücadele etmektedir. Mavi At hep koşsun isteği ile etkinlikler gerçekleştirmektedir. 

Murat Gülbeyaz 'ı dinleyelim, Mavi At' a gidelim  ve eski dostlarla  özlem giderelim,  kafenin öyküsünü öğrenelim, kitap kokusunu duyalım, birlikte şarkılar söyleyelim diyorsanız  21 Mayıs Cumartesi gününe özel  sürpriz bir menü   hazırladığımızı bilmenizi isteriz. Etkinliğimiz için kafemaviat@gmail.com adresinden rezervasyon yaptırırsanız bu güzel  dinletide , anlamlı buluşmada yeriniz hazır olur. Katılım sınırlı sayıda olacaktır. Etkinlik kişi başı 25 TL' dir. 

Mavi At Kafe Kültür ve Yaşam Ortamı 

Mavi At Koşuyordu

 



                                                 Mavi at koşuyordu özgürlüğe doğru
Çay demliydi
Günaydın şekerli
Gazetelerde iyi haberler arıyorduk
Şarkıların nakaratı iyi ki vardı 
İyi insanlardık
Güçlü
Güzel ve dürüst
 
Sabahtı 
Mavi ata sarılıyorduk
Bitmişti karanlık günler
Ekmek tatlı
Peynir beyaz ötesi
Dayanışma şiirini yazıyorduk
Düşünceli mi düşünceli

Mavi At koşuyordu
Güzel günlere
İçimizde bahçeler yaratarak
Kitap düşleri gerçek oluyor
Şarkılar birlikte söyleniyor
Ressam Volga bir tişört daha imzalıyor

Sabahtı 
Fotoğraf dersi için hazırdık
Sabahtı
Bir bilinmez gün bekliyordu bizi
Cesurduk şimdi
Sevmek üzerine konuşuyorduk

Yasemin Şenyurt 

Emek, Emek ve Özgürlük / Aybike Kevser Örge






                                               

  Merhabalar, ben TOBB ETÜ Psikoloji bölümü öğrencisi Aybike. Heyecanla başladığım bu satırları, Şizofreni Dernekleri Federasyonunun toplumla bütünleşme projesi kapsamında faaliyet gösteren, Mavi At Kafe’de deneyimlediğim staj serüvenimi sizlerle paylaşmak amacıyla yazıyorum.

    21 Ocak Perşembe günü, hayatım boyunca unutamayacağım, hatta belki her hatırlayışımda gülümseyeceğim bir günün sabahıydı. Öyle ki, sabahında endişe ve korkuyla yürüdüğüm Mavi At Kafe yolundan, gün sonunda gülümseyerek dönmüştüm. Bana duygu karmaşasını yaşatan bu yol sayesinde, staj sürecim boyunca desteğini hep hissettiğim Yasemin Hanım ve dernek üyeleriyle tanıştım. O günden sonra birlikte çok güzel vakit geçirdik, paylaşımlarda bulunduk ve sonrasında  sunumlar yaptık. Çeşitli oyunlar ürettik ve oynadık, dil öğrendik, bulmacalar çözdük, kendi mandalalarımızı yarattık ve renklendirdik, şiirler okuduk, şarkılar dinledik, defterler tasarladık…

 

  Yaptığımız bunca etkinliği ve hatıralarımızı unutmamak amacıyla, Mavi At adını verdiğim defterime notlar alırken düşündüm ki boş bir defteri bile özel kılan değer verdiklerimizdir. Belki sevdiğimiz bir insan, bir öykü, bir kitap...Mavi At’ı özel kılan şey ise özgürlüğün sembolü olmasıydı. Böylesine değerli bir sembol neden defterlerin bir temsili olmasın düşüncesiyle Yasemin Hanıma giderek bu fikrimden bahsettim. Açıkçası bu fikri dile getirmek kolay olmadı çünkü deftere Mavi At dikmek (!) gibi çılgın bir düşünce, haliyle beraberinde endişe getirmişti. Ancak Yasemin Hanım o kadar samimi ve güvenilir bir şekilde yapalım dedi ki onun da inancıyla vakit kaybetmeden Mavi At defter tasarımına başladık.


 

 

        Öncelikle en temel ihtiyacımız olan mavi at resmini Volga abinin yardımıyla sağladık ve 4 defter ile başladık. Dikim aşamasında iğneyi ipten geçirmekte zorlandığımız, doğru noktayı bulamadığımız, ipi karmakarışık yaptığımız hatta bu yüzden söküp başa dönmek zorunda kaldığımız zamanlar oldu ancak her hatamızı birlikte fark ettik ve ortak çözümler bulduk. Mesela ipi iğneden nasıl geçireceğimizi birbirimize anlatarak ve deneyerek öğrendik, doğru noktaları bulmak için her noktaya numaralar vererek anlam kazandırdık, ipin karışmasının nedeninin ip olduğunu düşünerek kullandığımız ipi değiştirdik ve en sonunda dikim aşamasındaki zorlukların üstesinden birlikte geldik.


 

 

         Zamanla diktiğimiz defterleri süslemek için çeşitli yöntemler kullanarak renklendirdik. Yasemin Hanımın fikriyle kumaş, pamuk, düğme; Zübeyir abinin fikriyle pul; stajyer arkadaşım Cansu’nun fikriyle simli bant kullandık. Tabii bu aşamada sadece fikir sahiplerinin değil, diğer dernek üyelerinin de çok katkısı oldu. Örneğin, Yasemin Hanımın düğme fikri üzerine herkes evinde ne kadar düğme bulduysa getirdi ve en son bir kutu dolusu düğmemiz olmuştu. Başlangıcında oldukça zorlansak da 4 defter ile başladığımız Mavi At defter tasarımını 35 defter ile bitirdik. Bu zorlu süreçte pes etmeyip hayal gücü ile süsleyerek defterlere hayat veren ve emeği geçen stajyer arkadaşım Cansu’ya, Volga abiye, Yasemin Hanıma ve tüm dernek üyelerine sonsuz teşekkürler… 

                                 Aybike Kevser Örge 

Elyn Saks ile Buluşma